Kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon (KTPH), tekrarlayan ve çözünmeyen pıhtılara bağlı olarak meydana gelen, akciğer damarlarında basınç artışı (pulmoner arteriyal hipertanisyon-PAH) ile kendini gösteren önemli bir hastalıktır. Akut akciğer emboli’li olguların %0.5-4’ünde KTPH meydana gelir. Hastalık tedavi edilmez ise öldürücü seyreder. Hastalık kendisini nefes darlığı veya baygınlık (senkop) ile belli eder. Hastalığa yol açan akciğer damarlarındaki tıkanıklık ve buna bağlı gelişen akciğer ve kalp yetmezliğidir. Bu şikayetleri olan hastalar göğüs hastalıkları yada kardiyologlar tarafından takip edilirler.
KTPH`nun tedavisi zor ve sınırlıdır. Tıbbi tedavide, antikoagülan tedavi (coumadin) ile tekrarlayan embolileri engellemek, damar genişletici (vazodilatatör) ilaçlar ile akciğer damar yapısını yeniden biçimlendirmek hedeflenmiştir. Günümüzde mevcut tıbbi tedavilerle tatmin edici sonuçlar alınamamaktadır. Bunun asıl nedeni kalp’ten akciğerlere giden damarların (pulmoner arter) pıhtı ve ona bağlı gelişen fibrotik yara dokusu ile tıkalı olmasıdır. Bu olaya çok kaba anlamda ‘akciğer damar sertliği veya tıkanıklığı’ ismini de verebiliriz. Tıbbi tedavilerin alternatifleri ise ‘Pulmoner tromboendarterektomi (PTE)’ ameliyatı ve akciğer naklidir. Cerrahiye uygunluğu belirlemede şu kriterler önemlidir:
1) New York Kalp Birliği fonksiyonel sınıflamasına göre evre 3-4 nefes darlığı olması (yataktan çıkmakta zorlanmakta veya ev işlerini yaparken nefes darlığı oluşmakta),
2) ölçülen akciğer damar direnci (pulmoner vasküler rezistans-PVR), 300 dyne·sec ·cm-5’den büyük olması
3) akciğer damar basıncının 30 mm Hg’nın üstünde olması
4) Pıhtı cerrahi açıdan çıkarılmaya uygun olmalıdır.
.
Pulmoner tromboendarterektomi (PTE)’ ameliyatı Türkiye’de çok kısıtlı göğüs-kalp damar cerrahisi merkezlerinde ve sayılı cerrah tarafından denenmiş fakat bugüne kadar ki sonuçları tam yüz güldürücü olmamıştır. Amerika Birleşik Devletlerinde ve Avrupa’da da sınırlı merkezlerde yapılan Pulmoner tromboendarterektomi ameliyatlarına, Türkiye’de modern anlamda ilk kez Marmara Üniversitesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalından Doç.Dr.Bedrettin YILDIZELİ ve Prof.Dr.Mustafa YÜKSEL ve Kalp-Damar Cerrahisi Anabilim Dallından Doç.Dr.Selim İŞBİR ve Prof.Dr.Sinar ARSAN başkanlığındaki ekip tarafından başlanmıştır. Multidisipliner yaklaşım gereken bu ameliyatta sadece Göğüs Cerrahisi ve Kalp-Damar cerrahisi uzmanları değil aynı zamanda Anestezi, Yoğun Bakım, Göğüs Hastalıkları, Kardiyoloji uzmanları ve tecrübeli Perfüzyonistler de çalışmaktadır.
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi ve Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dallarının ortak ameliyatı ile 60 yaşında kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon tanılı hastaya 7 Eylül 2009 tarihinde aynı seansta Pulmoner tromboendarterektomi, ikili koroner damar bypass ve foramen ovale kapatılması ameliyatları başarılı bir şekilde ilk kez uygulanmıştır. Hastanın ameliyat öncesi var olan yüksek pulmoner arter basınçları (ortalama 50 mmHg-akciğer damar basıncı), operasyon sonrası normal olan 25 mmHg seviyelerine inmiştir. Hasta şu anda yoğun bakımdan servise çıkmak üzeredir.