Pulmoner Alveoler Hiperproteinozis
Nadir görülen bir hastalık olan Pulmoner Alveoler Hiperproteinozis ilk kez 1958 de Rosen,Castleman ve Liebow adlı 3 araştırmacı tarafından tanımlanmıştır.Akciğerlerdeki hava kesecikleri alveollerin ve alveole yakın havayollarının(distal havayolları), vücut için en ideal biçimde,fizyolojik açıklığının temin edilmesinden sorumlu olan,kimyasal yapısı fosfatlı proteinden oluşan ''sürfaktan'' isimli maddenin aşırı salınması veya alveollerdeki temizleyici hücreler olan ''makrofajların'' üretilen sürfaktanı yeterli biçimde ortamdan uzaklaştıramaması nedeniyle oluşur.
Pulmoner Alveoler Hiperproteinozis, oluşum etkenine göre 2 çeşittir:
1-Primer(Birincil) Form
2-Sekonder(ikincil) Form
Primer Pulmoner Alveoler Hiperproteinozisde oluş nedeni tam olarak açıklanamazken,İkincil Pulmoner Alveoler Hiperproteinoziste lösemi ,lenfoma gibi hematolojik bir hastalık ,infeksiyon veya akciğerlere
titanyum ,silikon,asbest,cam,kadmiyum gibi fiziksel ve kimyasal madde maruziyeti söz konusu olabilir.
Genel özellikler ve Tanı
Etkilenen hasta grubunun yaş sınırı 20-50 Arasında değişmekte olup,kadınlarda erkeklere nazaran 2 kat sık görülmektedir.Olguların üçte birinde hastalık belirti vermezken rutin kontroller ve radyolojik tetkikler esnasında saptanmaktadır. Özellikle akciğer alt loblardaki alveollerde birikmekte olan aşırı sürfaktan sonucunda kuru veya balgamlı öksürük, nefes darlığı ilk görülen yakınmalardır. Halsizlik, çomak parmak ,kilo kaybı, ateş ve batıcı tarzda göğüs ağrısı da bazı hastalarda izlenebilir. Akciğer grafisi(Şekil 1) ve Yüksek Çözünürlü Toraks(Göğüs) Tomografisinde(HRCT)(Şekil 2) hastalık için tipik görünüm tanı koydurucudur.Tanı laboratuar bulguları ve solunum fonksiyon testi ile desteklenir.Kesin tanı ise bronkoalveoler lavaj veya bronş biyopsisi sonucu patolojik inceleme ile konulmakta olup mikroskopide akciğer alveollerinde ''PAS'' denilen boya ile özel reaksiyon veren maddenin görülmesi gerekir.
Tedavi
Radyolojik kontroller ve klinik veriler doğrultusunda tedavi kararı verilir .Hastalık semptomları (belirtileri)göstermeyen veya hafif semptomları olan hastalarda tedaviye gerek yoktur. Semptom gösteren hastaların %10’ unda hastalık kendiliğinden düzelebilir. Tedavide Bronkoalveoler Lavaj(BAL) olarak tanımlanan ve akciğerlerin fizyolojik serumla yıkanıp aspire edilmesine dayanan yöntem uygulanabilir. Bronkoalveoler Lavaj genel anestezi altında yapılır ve öncelikle hastalıktan ön planda etkilenmiş olan akciğer seçilir ve yaklaşık 25-30 lt fizyolojik serum verilir ve aspire edilir. Bu esnada diğer akciğer entübasyon tüpü aracılığıyla havalandırılır. İlk Aspire edilen fizyolojik serum, alveollerdeki fazla protein(sürfaktan) içeriğine bağlı olarak süt renginde olup her aspirasyonda rengin berraklaştığı görülür. İşlem yaklaşık 4-4,5 saat sürmekte olup, işlem sonrasında hasta entübe olarak yoğun bakım ünitesine alınır ve yaklaşık 2-3 günlük bir süre zarfında solunum cihazı desteği ile yoğun bakım ünitesinde takip edilir. Sonrasında entübasyon tüpünün çekilmesi ve hastanın spontan(kendiliğinden) solunumuna geri dönmesi sonucunda uygun görülen zamanda servise alınır ve uygun görülen zamanda taburcu edilir.
Diğer akciğerin Bronkoalveoler Lavaj ile yıkanması için ilk işlem sonrasında yaklaşık en az 1,5-3 ay beklenir ve hemen hemen aynı prosedür uygulanır. Her iki akciğere Bronkoalveoler Lavaj (BAL) uygulanan olguların %40 ında klinik düzelme gözlenir.
Kaynaklar:
1-Tansu Ulukavak Çiftçi,Tuğrul Çipit,Zeliha Apaydın,Gülnaz Çoban,Deniz Oğuz
Olgu sunumuAtatürk Göğüs Hastalıkları ve Araştırma Hastanesi Ankara
2-Abaoğlu Aliksanyan-Teşhisten Tedaviye-s:282
3-Merck Manual-Interstsyel Lung Diseases