25 Ağu 2005
İLK NUSS AMELİYATIMIZI
Nuss ameliyatımızı 25 Ağustos 2005 tarihinde 16 yaşındaki E.Ö.’ye yaptık. 4 gün serviste yatan hasta 5. gün taburcu edildi. Kontrollerinde herhangi bir problem ile karşılaşılmadı. Göğüs ön duvarının doğuştan çöküklüğü olarak tanımlanan pektus ekskavatum’da (kunduracı göğsü) Nuss operasyonu, uygun vakalarda, en az 4 saat süren klasik Ravitch operasyonuna göre torakoskopik yöntem ile çok daha az invazif olması, 40-45 dakika gibi kısa ameliyat süresi, insizyonun estetik olması, yüksek postoperatif hasta konforu ve hızlı taburculuk süresi ile tercih edilmesi gereken yaklaşımdır. devamını okumak için.

28 Tem 2006
GÖĞÜS ÇÖKÜKLÜĞÜ (KUNDURACI GÖĞSÜ) NEDENİYLE ONBİRİNCİ NUSS AMELİYATIMIZI BAŞARI İLE GERÇEKLEŞTİRDİK.
25 Ağustos 2005 tarihinden 28 Temmuz 2006 ya kadar pektus ekskavatum (kunduracı göğsü) nedeniyle 11 Nuss ameliyatı gerçekleştirdik. Torakoskopik yöntemin kullanıldığı bu ameliyatlarda ciddi bir komplikasyon ile karşılaşmadık. Hasta grubumuzun yaş aralığı 11 ile 26 arasında değişmekte. Deneyimimize göre 21 yaş üstündeki 2 olguda Nuss barını yerleştirdikten sonra düzelmenin derecesini değerlendirerek yeterli düzelmenin olmadığını düşündük ve aynı seansta ikinci Nuss barını yerleştirdik.          devamını okumak için. 
 

TÜRKİYE’DEKİ ASBEST MARUZİYETİNE BAĞLI AKCİĞER ZARI KANSERİ(MEZOTELYOMA) GÖRÜLME SIKLIĞI ARTIYOR

Ülkemizde her yıl 500 ila 1000 kişinin akciğer zarı kanserine yakalandığı bilinmektedir.Şu anda ülkemizde akciğer zarı kanseri görülme sıklığı en üst düzeye ulaşmış bulunmaktadır. Hastalığın bu sıklıkta önümüzdeki 20 yıl boyunca devam edeceği ve 15 000-20 000 insanımızın akciğer zarı kanserine yakalanacağı tahmin edilmektedir. Teşhis edildikten sonra tedavisi çok zor olan bu hastalıkta uygulanan ilaç tedavisi ile ancak 12-15 aylık bir yaşam süresi elde edilebilmektedir.

Ülkemizde toprakta bulunan asbest nedeniyle asbeste maruz kalmış yaklaşık 1 milyon kişi olduğu tahmin edilmektedir. Topraktaki asbest özellikle Eskişehir, Kütahya, Diyarbakır, Sivas ve Nevşehir illerimizin köy ve kasabalarında görülmektedir. Bu bölgelerde 1980 ve öncesinde evleri sıvamak için kullanılan ak toprakta asbest bulunmaktadır. Bu maddenin solunmasından 30-40 yıl sonra akciğer zarı kanseri gelişmesine neden olmaktadır. Çalışanlarda asbest maruziyeti ise izolasyon ve gemi inşa sektörlerinde görülmektedir. Bu maruziyetin boyutu ile ilgili elimizde yeterli veri bulunmamaktadır. Fakat Türkiye asbest kullanımını yasaklayan uluslararası sözleşmeyi imzalamış ülkeler arasındadır. Bu nedenle ülkemizde asbest kullanımı 1980’li yıllardan itibaren azalmıştır.

Daha önceden aktoprak maruziyeti bilinen ve asbest ile ilgili işkollarında çalışmış kişilerin 50 yaşından sonra düzenli akciğer filmi çektirmeleri, basit şikayetler (öksürük, soğuk algınlığı, sırt ağrısı) durumunda bile toraks cerrahları ve göğüs hastalıkları uzmanlarına başvurmaları gerekmektedir. Saygılarımla.

Prof. Dr. Mustafa Yüksel

Toraks Cerrahisi Derneği Başkanı                                       Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi                                         Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı

Tel:0 216-3259133

GSM: 0 532-2530534

Faks:0 216-3252426

E-posta: myuksel@marmara.edu.tr   

 

 

 

 

 

 

 

14 Şbt 2006
İLK DEFA KOLON İNTERPOZİSYONU AMELİYATINI YAPTIK.
MARMARA ÜNİVERSİTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ KLİNİĞİ’NDE KOROZİF ÖZOFAGUS YANIĞINDA İLK DEFA KOLON İNTERPOZİSYONU AMELİYATINI YAPTIK. Alkali madde içimine bağlı gelişen özofagus stiktürünü 14 Şubat 2006 da Prof Dr Mustafa Öz’ün katılımıyla ilk defa Marmara Üniversitesi Göğüs Cerrahisi Kliniği’nde parsiyel özofagus rezeksiyonu ve kolon interpozisyonu ile düzelttik.              
     ANASAYFA       AKADEMİK PERSONEL      SORUNUZU İLETİN      BÜLTEN      LİNKLER      İLETİŞİM     
developed & designed MUBA