25 Ağu 2005
İLK NUSS AMELİYATIMIZI
Nuss ameliyatımızı 25 Ağustos 2005 tarihinde 16 yaşındaki E.Ö.’ye yaptık. 4 gün serviste yatan hasta 5. gün taburcu edildi. Kontrollerinde herhangi bir problem ile karşılaşılmadı. Göğüs ön duvarının doğuştan çöküklüğü olarak tanımlanan pektus ekskavatum’da (kunduracı göğsü) Nuss operasyonu, uygun vakalarda, en az 4 saat süren klasik Ravitch operasyonuna göre torakoskopik yöntem ile çok daha az invazif olması, 40-45 dakika gibi kısa ameliyat süresi, insizyonun estetik olması, yüksek postoperatif hasta konforu ve hızlı taburculuk süresi ile tercih edilmesi gereken yaklaşımdır. devamını okumak için.

28 Tem 2006
GÖĞÜS ÇÖKÜKLÜĞÜ (KUNDURACI GÖĞSÜ) NEDENİYLE ONBİRİNCİ NUSS AMELİYATIMIZI BAŞARI İLE GERÇEKLEŞTİRDİK.
25 Ağustos 2005 tarihinden 28 Temmuz 2006 ya kadar pektus ekskavatum (kunduracı göğsü) nedeniyle 11 Nuss ameliyatı gerçekleştirdik. Torakoskopik yöntemin kullanıldığı bu ameliyatlarda ciddi bir komplikasyon ile karşılaşmadık. Hasta grubumuzun yaş aralığı 11 ile 26 arasında değişmekte. Deneyimimize göre 21 yaş üstündeki 2 olguda Nuss barını yerleştirdikten sonra düzelmenin derecesini değerlendirerek yeterli düzelmenin olmadığını düşündük ve aynı seansta ikinci Nuss barını yerleştirdik.          devamını okumak için. 
 

Torasik Outlet Sendromu (TOS)

 

Toraks Çıkım Sendromu veya Omuz Kapanı Hastalığı da denen Torasik Outlet Sendromu (TOS) kola giden damar ve sinirlerin; boyun, omuz ve göğüs kafesinin bazı yapıları arasından geçerken basıya uğraması ile meydana gelen; kol, omuz, boyun ve sırtta ağrı ve uyuşmalar, bazen de kolda şişme veya morarma ile kendini gösteren bir hastalıktır. Hasta için çok sıkıntı verici bir rahatsızlıktır ve tanı koymak da hekim için oldukça zordur.

Anatomi
Boyunda omurilikten çıkan sinirler birbirleriyle bir ağ oluşturduktan sonra skalen kaslar, köprücük kemiği ve 1. kaburga arasından geçerek koltuk altından kola dağılırlar. Sinirlere bu bölgede kolun ana damarları da eşlik eder. Skalen kaslar, köprücük kemiği ve 1. kaburganın oluşturduğu bu aralığa toraks çıkımı adı verilir.

Sebepler
Uzun saatler boyunca pozisyon değiştirmeden çalışılan ve egzersize fazla zaman ayırılmayan günümüzde bu rahatsızlık sık olarak görülmektedir. Toraks çıkımında damar ve sinirlerin sıkışması çok değişik sebeplerden olabilir. Bazı hastalarda çıkımı daraltan fazladan bir kaburga kemiği (servikal kosta) bulunur. Bu bölgeye gelen travmalar, kaburga ve köprücük kemiğinin kırıkları da çıkımı daraltabilir. En sık nedenlerden biri omuzların aşağı düşerek köprücük kemiğinin kaburga üzerine yaslanarak çıkımı daraltmasıdır. Uzun süre kolu yukarıda iş yapanlar (tahtaya yazı yazan öğretmenler, boyacılar, voleybolcular, balerinler, vs), kolları öne uzanmış aynı pozisyonda çalışanlar (kasiyerler, bilgisayarcılar, bankacılar) risk altındadır.

Belirtiler
Belirtiler damar ve sinirlerin sıkışmasına bağlı değişebilir. Damar sıkışması daha az görülür, ancak daha ciddi sorunlara yol açabilir. Kolda morarma ve şişme olabilir.

Daha sık olarak sinirlerin pozisyona bağlı sıkışması söz konusudur. Sırtta özellikle kürek kemiği çevresinde ağrı ve kas spazmları (kulunç), boyun, göğüs ve koltuk altına yayılan ağrılar olabilir, fakat şikayetler en sık kolda görülür. Kolda ağrı ve uyuşma daha çok iç kısımlarda küçük parmağa doğru yayılır. Kol belli pozisyonlardayken, özellikle yukarıda çalışırken veya gece üzerine yatıldığında iyice uyuşur. Bu belirtiler kalp hastalıkları, boyun fıtığı, meme hastalıkları,  dirsek ve el bileğindeki diğer sinir sıkışmaları ile karışabilir.

Tanı
Torasik outlet sendromu tanısını koymak oldukça zordur, çünkü spesifik bir tanı yöntemi yoktur. Tanı sıklıkla öykü, muayene ve diğer olası nedenleri ekarte ederek konur. Bazı pozisyonel testler yapılabilir. Boyun filmi çekilerek fazla kaburga olup olmadığına bakılabilir. EMG ve SEP gibi sinir iletim testleri bazen yardımcı olabilir. Boyun fıtığı şüphesi varsa boyun MR'ı çekilebilir.

Tedavi
Torasik outlet sendromu için çeşitli tedavi yöntemleri uygulanabilir. Öncelikle rahatsızlığa yol açan nedenlerin ortadan kaldırılması gereklidir. Uzun süre aynı pozisyonda çalışmanın önlenmesi, sık aralıklarla dinlenme, işyeri ergonomisinin düzeltilmesi gereklidir. Fazla ağırlık taşımak, uzun süreli kol önde ve yukarıda aktiviteler, rahatsız olan omuzda ağırlık taşımak yakınmaları artırdığından kaçınmak gerekir. Evde yapılacak basit egzersizlerde fazla kasılmış olan skalen kaslar gevşetilir ve omuz çevresi kaslar güçlendirilir. Fizyoterapi seansları da faydalı olabilir. Çok ağrısı olan hastalarda boyun ve sırt bölgesinden yapılacak enjeksiyonlar oldukça faydalı olabilir.
Ancak hastaların büyük çoğu bu tedavilere yanıt vermeyebilir, o zaman cerrahi tedavi gereklidir. Boyundan veya koltuk altından yapılan kesi ile skalen kaslar kesilir, çıkımı rahatlatmak için 1. kaburga ve varsa servikal kosta çıkarılır.

Prof. Dr. Mustafa Yüksel

 

 

 

 

14 Şbt 2006
İLK DEFA KOLON İNTERPOZİSYONU AMELİYATINI YAPTIK.
MARMARA ÜNİVERSİTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ KLİNİĞİ’NDE KOROZİF ÖZOFAGUS YANIĞINDA İLK DEFA KOLON İNTERPOZİSYONU AMELİYATINI YAPTIK. Alkali madde içimine bağlı gelişen özofagus stiktürünü 14 Şubat 2006 da Prof Dr Mustafa Öz’ün katılımıyla ilk defa Marmara Üniversitesi Göğüs Cerrahisi Kliniği’nde parsiyel özofagus rezeksiyonu ve kolon interpozisyonu ile düzelttik.              
     ANASAYFA       AKADEMİK PERSONEL      SORUNUZU İLETİN      BÜLTEN      LİNKLER      İLETİŞİM     
developed & designed MUBA